NAFAKA VE TÜRLERİ
Nafaka, kelime anlamı itibari ile Türk Dil Kurumu’nca; geçimlik, geçinmek için gerekli olan şeylerin tümü olarak tanımlanmaktadır. Bu yazımızda sizlere nafaka ve türlerini izah edeceğiz.
Türk Medeni Kanunumuz tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olmak üzere 4 çeşit nafaka tipini düzenlemektedir. Sayılan ilk üç nafaka türü boşanma davası ve evlilikle ilgili olmaktadır. Diğer yardım nafakası ise taraf altsoy – üstsoy veya kardeşler ile ilgilidir.
1-Tedbir Nafakası
Tedbir nafakası boşanma davası sırasında geçici olarak istenilebileceği gibi koşulları var ise boşanma davası açılmadan da bağımsız tedbir nafakası talep edilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun görüşüne göre “Tedbir nafakası 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre eşe iki şekilde verilmektedir. Bunlardan ilki birlikte yaşamaya ara verilmesi sebebiyle eşe verilen bağımsız tedbir nafakası (TMK.m.197) iken diğeri boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince geçici önlem olarak eşe verilen geçici tedbir ( TMK m. 169) nafakasıdır.”
Tedbir nafakasını, kadın veya erkek farketmeksizin her iki taraf da talep edebilir ve koşulları var ise hem erkek eş hem de kadın eş için tedbir nafakasına hükmedilebilir. Yine tedbir nafakası ergin olmayan çocuklar için de talep edilebilir. Burada önemli olan husus müşterek çocuğun, çocuk için tedbir nafakası talebinde bulunan tarafın yanında olması ve talepte bulunanın fiilen bakan taraf olmasıdır.
Bununla beraber tedbir nafakasına karar verilirken tarafların maddi durumları göz önünde bulundurulur. Hâkim; talep neticesinde tarafların mal varlıkları ve ekonomik durumlarını araştırdıktan sonra karar verir. Maddi olarak güçsüzlüğe düşen tarafa tedbir nafakasının ödenmesinin sonucuna varır. Tedbir nafakasında kural olarak tarafların kusur durumu dikkate alınmaz. Daha anlaşılır bir ifade ile; tedbir nafakası talep eden taraf kusurlu olsa dahi koşulları var ise lehine tedbir nafakasına hükmedilebilir. Önemle belirtmek isteriz ki her ne kadar tedbir nafakasında kusur durumu dikkate alınmasa da Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda bir başkası ile evlilik dışı birliktelik yaşayan eşe tedbir nafakası verilemez.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ, 12.07.2002,8324-9372
“Kadının başka erkekle yaşadığı sabittir. İhtiyaçları o erkek tarafından karşılandığına göre davacı nafaka ile sorumlu tutulamaz. Bu yön göz önünde tutulmadan kadın için tedbir nafakası verilmesi doğru değildir.” (Ömer Uğur GENÇCAN, Nafaka Hukuku, Genişletilmiş 2. Baskı, Sayfa 245)
Davanın açıldığı tarihten davaya ilişkin kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası devam eder. Boşanma davasında verilen boşanma kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren tedbir nafakası sona erer. Boşanma davası açmadan da aşağıda yer alan koşullar mevcut ise taraflar tedbir nafakası talebinde bulunabilir.
-Tarafların resmi olarak evli olması gerekmektedir.
-Taraflar ayrı yaşamalıdır.
-Nafaka talebinde bulunan tarafın, ayrı yaşamak için haklı bir nedeninin bulunması gereklidir.
-Taraflardan birinin mahkemeden nafaka talebinde bulunması gereklidir.
2- Yoksulluk Nafakası
Türk Medeni Kanun’un 175. Maddesinde: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha fazla olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıdaki kanun maddesinde yer aldığı üzere, yoksulluk nafakası, boşanma neticesinde yoksulluğa düşen veya düşme tehlikesi olan tarafa ödenen nafaka türüdür. Hakim tarafından tarafların ekonomik ve mali durumları araştırılmaksızın karar verilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu “yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim” gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi görüşündedir.
Önemle belirtmek isteriz ki hangi taraf lehine yoksulluk nafakası hükmedileceği tarafların kusur durumuna göre belirlenir. Nitekim tarafların eşit kusurlu olması veya nafaka yükümlüsünün hiç kusurunun olmaması gerekmektedir. Şartların bulunması halinde hakim tarafından “yoksulluğa düşmek, ağır kusurlu olmamak ve nedensellik bağı bulunmak” erkek lehine de yoksulluk nafakası kararı verebilir. Tarafların talepleri olmadığı takdirde hakim tarafından yoksulluk nafakası hakkında karar verilemez.
Eğer boşanma davasından sonra ayrı bir dava ile yoksulluk nafakası talep edilecekse, nafakanın zamanaşımına uğramaması ve üzerinden 1 yıl geçmemesi gerekmektedir. Eklemek istediğimiz bir diğer husus ise anlaşmalı boşanma davasında yoksulluk nafakası talep edilmemiş ve bu şekilde hüküm kurulur ise taraflar boşanma kararı kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası talepli dava açamazlar. Nafakanın ödenmesi ise mahkeme kararının kesinleşmesiyle başlar ve nafakanın artış oranın da yine talep doğrultusunda hükümde yer alması gerekir.
Yoksulluk nafakasının şartları:
-Yoksulluk nafakası taraflarca talep edilmelidir.
-Talepte bulunan kişinin kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gerekir.
-Talepte bulunan kişinin boşanma yüzünden yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşılaşmış olması gerekir.
-Tarafların mali gücüne uygun nafaka ödemesi gerekmektedir.
4- Katılım (İştirak) Nafakası
Velayet hakkına sahip olmayan ana ya da babanın çocuğun tüm giderleri için verdiği nafakaya iştirak nafakası denir. TMK m.182/2 hükmüne göre velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar çocuk adına verilen nafakaya tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra verilen nafakaya ise iştirak nafakası denilmekte olup, ismi değişmektedir. İştirak nafakası müşterek çocuğun bakımı olduğu için tarafların kusur durumunun bir önemi bulunmamaktadır. İştirak nafakası ile müşterek çocuğun yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim ve öğretim giderleri gibi giderleri talep edilebilir. Hakim iştirak nafakasının miktarını, müşterek çocuğun giderlerinin yanı sıra tarafların ekonomik durumlarına göre belirler. Kural olarak nafaka çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi veya TMK m.12 göre mahkeme kararı ile son bulur.
3-Yardım Nafakası
Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. 4721 sayılı Tük Medeni Kanunu ile aile bireylerinin yoksulluğa düşmesini önlemek adına bu hususu kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir. Çocuklar, torunlar, anne-baba, erkek ve kız kardeş, büyükanne- büyükbaba sırası şeklinde takip edilerek nafaka talep edilir. Yardım nafakasının başlangıç tarihi dava tarihi olarak bilinir. Nafakanın miktarının belirlenmesi ekonomik koşulların ve hak kurallarının göz önünde bulundurulmasıyla gerçekleştirilir.
Ergin olan çocuğun nafaka istemi boşanma davasının eki sayılmayan davalardan olup, yardım nafakasına yönelik istek usulüne uygun şekilde açılmış bağımsız bir dava ile talep edilebilir. Yine çocuk ergin olduğu halde eğitimine devam ediyor ise anne ve baba tarafından çocuğun eğitimi sona erinceye dek çocuğa maddi güçleri doğrultusunda bakmakla yükümlüdürler.
